Kategoriler

Yeni Medya çalışmaları kapsamında bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan “Yeni Medya Çalışmaları IV.Ulusal Kongre'ye katılım çağrısı yapıldı. 4-5 Ekim tarihleri arasında İzmir’de düzenlenecek olan kongrenin bu yılki konusu ‘Yeni Eşitsizlikler’. Kongrenin önemini, yarattığı faydayı ve yeni eşitsizlikler kavramını kongrenin düzenleyicileri arasında olan ve VOYD üyemiz  Prof.Dr. Mutlu Binark’a sorduk. 


VOYD: 2013 yılında başlayan ve birer yıl arayla düzenlenen bu yılda dördüncüsü düzenlenen kongre, “Yeni Medya Çalışmaları IV.Ulusal Kongre “Yeni Eşitsizlikler”  temasını işleyecek. Çağrıda kısa da olsa değinilmiş ancak sizden dinleyebilir miyiz nedir “yeni eşitsizlikler”?

Binark: Alternatif Bilişim Derneği tarafından iki yılda bir düzenlenen ve her çağrısı farklı sorunsal üzerine odaklanan Ulusal Yeni Medya Kongresinin 2019 yılı çağrısı “yeni eşitsizlikler” oldu. Neden “yeni eşitsizlikler” mi? çünkü Türkiye’deki yeni medya kullanım pratikleri ve ortamları ile ilgili tartışmalarda gözden kaçan kör bir nokta vardı: sınıf, cinsiyet, etnik kimlik, kent veyahut taşrada yaşamak, eğitim vb. eşitsizliği üreten sosyo ekonomik belirlenimlerin rolü. Arjun Appadurai’nin 2016 yılında yaptığı “The Academic Digital Divide and Uneven Global Development” adlı konuşması da bu çağrıyı besledi. Türkçe’ye Umag tarafından yayınlanan İletişim Hakkı ve Yeni Medya adlı derleme (Durna, Binark ve Bayraktutan, 2018) kitabında Appadurai “Google Docs’a sahip midir?

 Hayır. Bu durum, bilimsel ve sanatsal yeniliğin sınırlarını aşmak için tasarım, robotik, animasyon ve benzeri alanlarda deney yapılmasına izin veren MIT Medya Laboratuvarı gibi üst düzey laboratuvarlarda hem yazılım hem de donanım aracılığıyla, görsel ve metinsel verilerin birleştirilmesinde kullanılan pahalı araçlar için de geçerlidir. Bu tarz yenilikçi bir çalışma yapmak için, kim teknolojik erişime ve gerçek bir altyapıya sahiptir? Dünyadaki insanların çok azı” (131). demektedir. Küresel Güney tartışmalarını da bu bağlamda düşünmeliyiz. Platform kapitalizminde verilerin ve verilerin iletiminden ve yeniden kullanımından elde edilen birikim rejiminin  sahiplerinin yoğunlaştığı Batı odaklı coğrafya öznenin özgürleşmesine mi yoksa gündelik yaşamın her alanının gözetiminin ve güvenlikleştirilmesinin daha da rasyonelize edilmesine mi yol açmaktadır?

Kanımca, giderek daha otoriter rejimler altında yaşamaktayız. Küresel Güney’de bu gözetim teknolojilerini satın alarak toplumsal yaşamı gözetime ve yeni tahakküm biçimlerine adapte etmekteler. Çin ise kendi gözetim teknolojilerini alternatif olarak Küresel Güney’e Batı hegemonyasına karşı pazarlıyor. İşte bu nedenle Paul Gilroy’a referans vererek, “Batı Batı olarak kalırken, dünyanın geri kalanı da geri kalan” olarak yeniden konumlanıyor” dedik çağrı metninde. Dünyadaki bu yönelim karşısında, Türkiye coğrafyasına bakacak olursak, dünyadaki büyük gerilemenin burada özgül koşullarla daha da yoğunlaştığını gözden kaçırmamalıyız.

Özellikle 2018 Haziran seçimi ile ülkenin tüm kurumsal yapısının değişimi, Cumhuriyet rejiminin hatta AKP rejiminin Başkanlık rejimine doğru dönüşmesi, Derneğimizin böyle bir çağrıyı yapmasını gerekli kıldı. Yeni medya ve ortamları yalnızca kullanım pratikleri, ortamların popülerliği, influencer ve YouTuber başarı öyküleri ile değil, beceri eşitsizlikleri, algoritmik toplumda sahiplik meselesi, ayrımların kesişimselliği ile de tartışılmalı. Çağrı metnin de teknolojik atık meselesine de değiniyoruz. E-atıkların da Küresel Güney’de biriktiğini gözlemliyoruz. Kongrede çağrı metnimizde yer alan konu başlıklarında kuramsal ve saha çalışmalarını tartışmayı umuyoruz.


VOYD: ”Yeni eşitsizliklere” yeni medya sizce çözüm de sunabilir mi? Ya da sunuyor mu?

Binark: Kanımca, yeni medya yeni eşitsizliklerin devam ettiği bir yandan da ortadan kaldırılması için kullanılabilecek bir politika aracı. Çünkü eşitsizlikler yeni medya nedeniyle değil, öznenin o güne değin konumlandığı alan ve habitusu nedeniyle var. Tam da bu nedenle yeni eşitsizliklere akademik ve politik gündemi kapatmamak ve politik mücadele alanı olarak müdahil olmak gerekli.
 

VOYD: Dördüncü yılına giren kongrenin etkisini nasıl ölçüyorsunuz ekip olarak? Ya da etkisini nasıl buluyorsunuz? Yeni medya çalışmalarını etkilediğini gözlemliyor musunuz?


Binark: Alternatif Bilişim Derneği olarak Dördüncü Ulusal Yeni Medya Kongresi’ni, isim sırasıyla sayacak olursam farklı üniversitelerde ve coğrafyada çalışan Doç. Dr. Aslı Telli Aydemir, Dr. Banu Küçüksaraç, Doç. Dr. Burak Doğu, Doç. Dr. Burak Özçetin, Doç. Dr. Ergin Bulut, Doç. Dr. Günseli Bayraktutan, Gökçe Özsu, Işık Mater, Işıl Demir, Prof. Dr. İdil Sayımer, Prof. Dr. Mutlu Binark, Dr. Öğr. Üyesi Perrin Öğün Emre, Doç. Dr. Tezcan Durna, Tuğrul Çomu ve Doç. Dr. Zeynep Özarslan birlikte düzenliyoruz. Kongre her seferinde bir bildirge ile kapandı. Bu özelliği onu alanındaki diğer Kongrelerden daha farklı bir yerde kılıyor: çünkü akademinin de neoliberal üniversite biçimlenişinde kongreler ticari turizme ve akademik teşvik puanı kazanımına indirgenmiş durumda.

Oysa Alternatif Bilişim Derneği olarak yeni medya ulusal kongrelerinde belli bir tema etrafında kuramsal çatısı olan yöntembilimsel olarak tutarlı akademik tartışmaların bir araya gelmesini önemsiyoruz. Ayrıca Kongreler sırasında çeşitli atölyeler ile kongreleri didaktik bir ortam olmaktan uzaklaştırmayı, etkileşimli tartışmalara doğru dönüştürmeyi hedefliyoruz. Alanda gözlemdiğimiz, ilk Kongre’den bu yana yeni medya sosyolojisi alanında farklı disiplinleri kesen çalışmaların arttığ. Ancak kuramsal ve yöntembilimsel zayflıkların devam ettiği. Alternatif Bilişim Derneği düzenlediği Kongrelerin alandaki bu eksikiliğin giderilmesini de katkı vermeyi amaçlıyor. Kongre bildiri tam metinlerinden hazırlanan Kongre Kitabı da alanyazında önemli bir başvuru kaynağı bu nedenle.


VOYD: Kongre kurulu olarak bildirilerde öncelikleriniz  ne oluyor? Bu yıl bildirim sunmak isteyenlere önerileriniz olur mu?

Binark: Kongrenin oldukça geniş bir Bilim Kurulu var. Kongreye sunulan bildiri özetleri çift kör hakeme, uzlaşı olmaması durumunda da üçüncü kör hakeme sunuluyor. Bildiri özetlerinde kuramsal ve kavramsal çatı ve yöntembilimsel tutarlılık arıyoruz. Kongre teması ile de ilgili olmalı sunulan sorunsal. Betimleyici özetler değil, tartışmayı derinleştiren özgün çalışmalara öncelik veriyoruz. Bildiri özeti göndermek için son tarih 1 Nisan 2019. Detaylı bilgi için yenimedya.org.tr ye bakılabilir.